Androloji Nedir?

Üroloji
Androloji Nedir?

Androloji Nedir?

Antik Yunanca da erkek bilimi (andros, "erkek"; ve -logia, “bilim”) anlamına gelen Androloji, günümüzde erkek sağlığı ile ilgilenen tıbbi uzmanlık alanına verilen isimdir. 

Androloji ve Üroloji Arasındaki Farklar?

Üroloji uzmanlığının bir üst dalı olarak kabul edilen Androloji, temel olarak erkek üreme ve cinsel sağlık sorunları ile ilgilenir ve bu özelliğiyle jinekoloji biliminin erkeklerdeki karşılığı sayılabilir.

Androloji Bölümü Hangi Hastalıklara Bakar?

Erkek üreme sisteminin bütün hastalıkları Androloji tarafından teşhis ve tedavi edilir. 

Androloji Bölümünün Baktığı Başlıca Hastalıklar:

  • Erkek Kısırlığı (İnfertilite)
  • Varikosel (Testis Damarlarında Şişme)
  • Sertleşme Bozukluğu (Erektil Disfonksiyon)
  • Erken boşalma (Prematür Ejakülasyon)
  • Testosteron Düşüklüğü (Hipogonadizm)
  • Erkekte Azalmış Cinsel İstek 
  • Penis Eğriliği (Peyroni Hastalığı)
  • Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar
  • Vazektomi
  • Prostat Hastalıkları

 

Androloji Bölümü Tedavi Alanları?

Erkek Kısırlığı (İnfertilite):

İnfertilite, Dünya Sağlık Örgütü tarafından “en az 1 yıl süreyle düzenli cinsel ilişkide bulunan ve herhangi bir korunma yöntemi kullanmayan çiftlerin çocuk sahibi olamamaları” olarak tanımlanmıştır. Evli çiftlerin yaklaşık %15’i infertilite sorunu yaşar ve tedavi arayışına girerler. Bu çiftlerin %5’inde, tüm tedavi denemelerine rağmen herhangi bir sonuç alınamamaktadır. Bu çiftlerin yaklaşık yarısında erkek, yarısında kadın ait çeşitli faktörler rol oynar.

Sağlıklı bir gebelik için sperm üretimi, spermin testislerden semen (meni) içine taşınması ve böylece semen içinde yeterli sayı ve kalitede sperm bulunması gereklidir. Bu aşamaların herhangi birinde aksaklık olması erkeklerde infertiliteye yol açabilir.

Erkeklerde infertiliteye yol açan hastalıkların başında varikosel gelir. Varikosel, testis toplar damarlarında meydana gelen ve testis ısı düzenlenmesini ve beslenmesini bozan genişlemeler olarak tanımlanabilir.

Sperm üretimini (kabakulak hastalığına bağlı gelişen testis iltihabı), taşınmasını (prostat iltihabı) ya da her ikisini birden etkileyen bazı enfeksiyon hastalıkları (bel soğukluğu gibi) da erkek infertilitesine neden olur. Boşalma problemleri, vücutta spermleri tahrip eden antikorların varlığı, hormon üretimini bozan bazı hipofiz tümörleri, radyoterapi, kemoterapi, çocukluk çağında bir ya da iki testisin yumurtalık kesesi içine inmemesi veya inmesinde gecikme olması da çocuk sahibi olamayan erkeklerde rastlanılan diğer bozukluklardır. Son olarak hormonal düzensizlikler, spermleri taşıyan kanallarda tıkanıklık olması, genetik hastalıklar ve kullanılan kimi ilaçlar erkek infertilitesiyle sonuçlanabilir. Bu hastaliklarin yani sıra sigara ve alkol kullanımı, obezite, önceden geçirilmiş genital enfeksiyonlar, çevre kirliliği ve iş stresi de infertilite riskini arttıran durumlar arasında sayılabilir.

Çocuk Sahibi Olamayan Çiftler Ne Yapmalı?

Çoğu çiftte infertiliteye neden olan birden fazla sebep bulunur, bu nedenle çiftlerin her ikisine de doktor kontrolü gerekmektedir. Bu çiftlerin erkek partnerine detaylı bir muayeneyi takiben yapılması gereken tahlillerin başında semen analizi gelir. Doktor tarafından yapılan ilk değerlendirme sonrası gerekli görülürse testislerin ultrason ile değerlendirilmesi, hormon ve genetik testleri yapılabilir.

Bu muayene ve testler sonrasında saptanan herhangi bir infertilite nedeni bulunması halinde bu nedene yönelik cerrahi tedavi, enfeksiyonların tedavisi ve hormon tedavisi uygulanabilir. Bu yöntemlerin de fayda etmemesi halinde hastaya yardımcı üreme teknikeri önerilir.

Yardımcı Üreme Teknikleri Nelerdir? 

Bir erkekte sperm konsantrasyonunun mililitrede 15 milyonun altında olmasına oligozoospermi adı verilir. Bu kişilerde sperm sayı ve kalitesini bozan hastalıkların tedavisini takiben, hareketli sperm sayısı 5 milyona ulaşırsa, aşılama (İntrauterin İnseminasyon - IUI) tedavisi uygulanır. Erkekten alınan spermler Androloji laboratuvarında çeşitli işlemlerden geçirildikten sonra, bir kanal aracılığıyla kadın partnerin rahminden içeri verilir. Böylelikle yumurta ile karşılaşacak sperm sayısı arttırılarak gebelik olasılığı iyileştirilir. 

Aşılama işleminin başarısız olması ya da hareketli sperm sayısının 5 milyonun altında olması halinde ise tüp bebek (intrasitoplazmik sperm enjeksiyonu) tedavisi uygulanır. Bu tedavide kadın partnerden toplanan yumurtalar ile erkek partnerden toplanan spermler laboratuvar ortamında, mikroenjeksiyon yöntemi kullanılarak birleştirilir. Kuluçka cihazına alınarak büyümeye bırakılan embriyolardan kaliteli olanlar yeniden kadın partnerin rahimine transfer edilir. Böylelikle gebelik süreci tamamlanmış olur.

Hiç Spermi Olmayan Erkeğe Ne Yapılır? 

İnfertilite problemi yaşayan çiftlerin yaklaşık olarak yarısında erkeklerin sperm parametrelerinde bir bozukluk saptanır. Bu erkelerin yaklaşık olarak %15’inde boşalma sırasında dışarıya atılan menide hiç sperm hücresine rastlanmaz.

Azospermi adı verilen bu durum tüp bebek tedavilerindeki ilerlemeler sayesinde artık tedavi edilebilmektedir. Azospermi problemi yaşayan erkeklerde basit cerrahi müdahaleler ile sperm elde edilebilir ve bu spermler tüp bebek tedavisinde mikroenjeksiyon sırasında kullanılabilir. Böylece eskiden hiç bir şekilde evlat sahibi olamayan azospermi hastalarının çoğu, testisten elde edilen spermler sayesinde sağlıklı çocuk sahibi olabilirler.

Testisten sperm elde etmek için androloji uzmanlarınca geliştirilmiş birkaç teknik mevcuttur. Bunlardan en kolay ve çabuk gerçekleşeni testiküler sperm aspirasyonu (TESA) işlemidir. Testisin birkaç noktasına iğne batırılarak gerçekleştirilen TESA işlemi sırasında herhangi bir kanama olmaz ve hasta bir kaç saat içinde taburcu edilebilir.

Testisin sperm üretiminde bozukluk olan durumlarda ise testiküler sperm ekstraksiyonu (TESE) işlemi uygulanır ve testise küçük bir kesi yapılarak sperm toplanır. Bu işlemin başarısız olması halinde ise, testis tamamen açılır ve cerrahi mikroskoplar kullanılarak testis içinde sperm üretimi olan bölgeler araştırılır. TESE ve mikroskopik TESE (mikroTESE) işlemi de ehil kişilerce yapıldığında son derece güvenli cerrahi müdahalelerdir ve hastalar genellikle aynı gün içinde taburcu edilir.

Bu tekniklerin dışında Mikroskobik Epididimal Sperm Aspirasyonu (MESA) veya Perkütan Epididimal Spеrm Aspirasуonu (PESA) adlı teknikler tarif edilmiştir. Bu tekniklerde testiste üretilen spermlerin depolandığı epididim adlı kanal sisteminden sperm elde edilir. Her ne kadar kimi uzmanlar bu spermlerin testisten elde edilen spermlerden daha kaliteli olduğunu iddia etse de, son yıllarda yapılan çalışmalar testisten elde edilen taze spermlerin DNA yapısının tüp bebek tedavileri için daha elverişli olduğunu ortaya koymaktadır.

 

Başkent Web ve Tıbbi Yayın Kurulu tarafından hazırlanmıştır. Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.
Güncellenme Tarihi: 20 Eylül 2020 Pazar

 

SAĞLIK REHBERİ

+250 Blog Yazısı
+50 Uzman Yazar
+30 Kategori

Sağlık Yazıları

 

 

BAŞKENT TV

+300 Video
+50 Doktor
+30 Kategori

Videolar

 

 

MİKRO SİTELER

6 Web Sitesi
Kapsamlı İçerik
Güncel Bilgi

Web Siteleri